:43:00
Sen ne diyorsun?
:43:01
Ýþin ilginçyaný neredeyse baþarýyordun
dostum. Neredeyse yýrtýyordun.
:43:05
Neden yýrtýyordum?
:43:07
Karýn, sersem herif.
:43:10
Kýzlýk soyadý Prentiss'ti deðil mi?
:43:13
Öyleydi.
:43:14
Seninle evlenmeden önce.
:43:16
Laurie Prentiss, baþsavcý yardýmcýsý.
:43:19
Onun ne ilgisi var?
:43:21
Robert Earl'ün Dade'deki çocuk kaçýrma
davasýnda savcýydý. Þimdi çaktýn mý?
:43:28
Ne sanýyordun dostum?
:43:30
Kasaba polisleri iyi iþ yapamazlar mý?
:43:33
Bilgi toplamayý bilmezler mi?
:43:36
Burada ne yapmaya çalýþtýðýný
bilmiyorum dostum...
:43:40
ama seni uyarýyorum...
:43:42
kasabamdan hemen toz ol.
:43:56
Altý ay boyunca baktýðým tüm davalarda
anlaþmaya gittim.
:44:00
Amirlerime iyi bir savcý olduðumu
göstermek istiyordum.
:44:03
Çok heyecanlýydým,
onu mahkum ettirebileceðimi düþünüyordum.
:44:06
En büyük tanýðým onu tutuklayan memurdu.
:44:10
Arabanýn yanýna geldiðinde
arka koltukta Bobby Earl'ü...
:44:14
kýzýn üstünde bulduðunu
ve kýzýn çýðlýk attýðýný söylemiþti.
:44:17
Benden hemen sonra...
:44:20
savunma avukatý bir fotoðraf çýkarttý.
:44:23
En önemli tanýðým
kurbanýn yanýnda duruyordu.
:44:26
Adi herif kýzýn liseden
sevgilisi olduðunu kabul etti.
:44:29
Hemen vazgeçmek istemedim ve...
:44:31
hakimden bana 24 saatlik bir süre
tanýmasýný rica ettim.
:44:37
Ama hiçbir þey bulamadým.
Hakim davayý düþürdü.
:44:42
Bunu bana neden söylemedin?
:44:44
Söylemiþtim. Seninle tanýþtýðýmýzda.
:44:46
Saçmalama.
:44:48
Mektubu okuduðunda bana söylemeliydin.
:44:52
-Söylemedim...
-Neden söylemedin?
:44:55
Bu, kararýný etkiler mi bilemedim.