:20:01
- Haydi gel.
- Bana halen inanmýyorsun.
:20:04
- Ýnanýyor musun?
- Tabiki de inanmýyorum.
:20:06
Ýlk olarak,
þeytana hiç benzemiyorsun.
:20:10
Oh, gerçekten mi?
Sanýrým böyle olmalýyým.
:20:16
- Fakat bu çok "þeytanca veya süpriz."
:20:19
Doðru.
Sen gerçekten þeytansýn.
:20:23
Oh. Haydi, bebeðim.
Gel ve otur.
:20:26
Biliyorum bu senin için korkunç ezici.
:20:30
- Sana bir soru sorabilir miyim?
- Tabii ki.
:20:32
Bana Tanrýnýn olup olmadýðý dýþýnda
herþeyi sorabilirsin.
:20:36
Bu soruyu her seferinde duyuyorum.
Bu beni tamamen çýldýrtýyor.
:20:41
Evet, Tanrý var.
:20:43
Gerçekten mi?
Eee, peki neye benziyor?
:20:46
Bilirsin, þeytanla tanýþmak
yeterince ilginç olmalý,
:20:49
fakat hayýr,
bütün herkes Onu tanýmak istiyor.
:20:52
O çok büyüleyici biri.
:20:54
- Öyleyse, bir erkek mi?
- Evet. Çoðu erkek tanrý olduðunu düþünür.
:20:57
Bu doðru olmalý.
:20:59
Þimdi dinle, tatlým.
:21:01
Sana baský yapmak istemiyorum,
fakat neden þu kontrat'a ufak bir göz atmýyoruz?
:21:13
Bu çok-- Um--
:21:17
" Ben, Elliot Richards,
þu andan itibaren Lanetli olarak bilineceðim--"
:21:21
-"Lanetli" mi?
-"Müthiþ"'e ne dersin ? Daha iyi deðil mi?
:21:24
Dille oynama,
tatlým. Fesat birþey yok orada.
:21:28
Hepsi standart kaynar kazan.
:21:31
Birinci paragraf þöyle diyor Ben, Þeytan,
ticari maksatlý bir þirket deðilim...
:21:36
Acý çekilen ofislerde bile,
Cehannem ve Los Angeles,
sana yedi dilek vereceðim...
:21:39
istediðin gibi kullanmak için.
:21:42
Yedi mi?
Neden sekiz deðil?
:21:44
Neden altý deðil? Bilmiyorum.
Yedi kulaða hoþ geliyor.
:21:48
Ýkinci paragraf,
dilekler için ödenecek bedel.
:21:51
Ne? Dalga mý geçiyorsun?
Sana ruhumu mu vermeliyim?
:21:55
- Dileklerin bittikten sonra tabi.
- Fakat bu benim ruhum!
:21:59
- Sana ruhumu veremem!
- Nesin sen, James Brown'mu?