:05:03
Olaylý bir akþam oluyor.
:05:16
Eðer bu ejderhalarý vurmasaydým
þu an kumsaldaki parçalardan biriydin.
:05:21
- Neredeyse öldüðümüzü sandým.
- Evet, öyle.
:05:25
Buna raðmen... kurtulduk.
:05:39
King's to you, Mondego.
:05:41
Arkadaþýn olmak herzaman maceralýdýr.
:05:44
- Evet, öyle, deðil mi?
:05:48
Maceracýlarýn her zaman dost olamamalarý
talihsiz bir durum, deðil mi?
:05:50
Ne?
:05:52
Þey, her zaman böyle olmaz, deðil mi?
:05:55
- Neden bahsediyorsun?
- Hiçbirþey. Ýçkini iç.
:06:00
Napoleon Bonaparte'nin þarabýný içiyoruz.
:06:03
Bence 1806 yapýmý nitelikli bir þarap bulabilirsin.
:06:07
Hala uyanýk kalýrsanýz,
Monsieur Dantes, düþünüyorumda...
:06:11
Eðer sizinle atýþabilseydim
:06:15
Ben meraklýyým. Satranç taþlarýnýn
manasý nedir?
:06:20
Çocukluðumuzdan beri yaptýðýmýz birþeyler.
:06:24
Ne zaman bir zafer kazansak
o anýn þahý oluruz.
:06:28
- Anýn þahý mý?
- Evet.
:06:30
Hayatta ya þahýzdýr ya da piyon.
:06:35
Gayretinizle kaptanýnýzýn hayatýný
kurtarmaya çalýþýyorum, Dantes.
:06:40
O benim kaptaným...
ve benim arkadaþým, majesteleri.
:06:43
Ülkesine sadýk arkadaþlar gerçekten zor bulunur.
:06:46
Aslýnda bu üzerinde konuþmak
isteyeceðim konu.
:06:49
Marsilya'daki eski bir yoldaþa
oldukça duygusal bir mektup yazdým.
:06:54
Bu, Ýngilizlerin görmemelerini tercih ettiðim tarafým.
:06:56
Mektuplarýmý açma alýþkanlýklarý
olduklarýndan beri,
:06:59
Onu benim için ulaþtýrabileceðini düþündüm.